12 02 2010

Recep İvedik, Yahşi Batı ve diğerleri...

    ALPER TURGUT   Kaba güldürüye dair cinsellik içerikli ve “iğrençlik” etiketli skeçlerden oluşan garip bir kolaj... Evet, “Recep İvedik 3”e başkaca bir tarif bulamadım. Gişe canavarı serinin ilk iki bölümünü DVD’den seyretmiştim, bu kez seyirci tepkisini ölçebilmek adına ve elbette önyargılarımla birlikte, serinin şimdilik son filmini, beyazperdede görmek istedim.   Recep İvedik 3’ün galasının yapıldığı Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı, kenti esir alan tipiye karşın iki binden fazla insanın akınına uğramıştı. Davetiyesiz girmek isteyenlerle görevliler arasında yaşanan itiş kakış, nezaketten bihaber korumalar, film korsana düşmesin diye salonda devriye gezen kaba saba tipler, merdiven basamaklarında oturmak zorunda kalanlar, davetiyeleriyle kapıdan geri dönenler... Fanatiklik derecesindeki bu sevgi seli, beni kısa sürede pişman etse de, geri adım atmadım ve tıklım tıklım bir salonda, komiklikten yoksun sahnelerde dahi kahkahalar atan ilginç bir toplulukla (sinemasever diyemeyeceğim) filmi seyredebildim.      Elbette, İvedik karakterine yönelik tepkim sürüyor ve sürecek. Daha derinlikli Yahşi Batı’yı dahi yazma gereksinimi duymamışken Recep İvedik 3’e niye takıldım, asıl onu anlatayım. Kaba güldürüye tapan ahali aracılığıyla para kaynağını bulan, bu ve benzeri seriler, ülke sinemasının resmen canına okuyor. Yapımcı ve sinema salonu sahibi kazansa da, 7. sanat kaybediyor. Düşünün Recep İvedik 3, tamı tamına 750 kopyayla gösterime giriyor. Zaten kaç sinemamız var ki? Bu, hiç kuşkusuz salonların ipotek altına alınması demek... Bağımsız bir ruhla çekilen, sanat adına kotarılan filmler, böylesi bir durumda gösterim şansı nası... Devamı

10 02 2010

Bağımsız ruh geliyor...

  Kültür Servisi - İstanbul’da yarın başlayıp 21 Şubat’ta sona erecek, Ankara’da ise 25-28 Şubat tarihleri arasında düzenlenecek dokuzuncu !f İstanbul AFM Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, 15 Oscar adaylığı olan yaklaşık 70 filmlik bir programla sinemaseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Festivalin bu seneki bölümleri; ‘Keş!f’, ‘Hit Filmler’, ‘Erkeklik Halleri’, ‘Sesli Yaşam’, ‘Fantastik Filmler’, ‘Sessiz ve İsyankâr’, ‘Dünyanın Çivisi’, ‘Açılım’, ‘Gökkuşağı’, ‘!f Kült’, ‘!f Kısalar’, ‘Nöbetçi Sinema’ ve ‘Özel Gösterim’. Gösterilecek filmler arasında ‘Yaman Tilki/Fantastic Mr. Fox’, ‘Precious’, ‘Hizmetçi/The Maid’, ‘An Education/Aşk Dersi’, ‘Çılgın Kalp/Crazy Heart’, yalnızca gala olarak festival izleyicisine sunulacak olan Peter Jackson’ın son filmi ‘Cennetimden Bakarken/The Lovely Bones’ ve ‘Un Prophet/ Yeraltı Peygamberi’ öne çıkıyor. ‘Buzdan Hayaller’ filmiyle tanınan ünlü İzlandalı yönetmen Dagur Kari ise, çok konuşulan son filmi ‘The Good Heart/ İyi Yürek’in galasında hazır bulunacak. Festival, bu yıl uluslararası ve ödüllü ‘Keş!f / !f Inspired’ yarışmasının üçüncü yılına giriyor. Gael Garcia Bernal’i uluslararası üne kavuşturan Oscar ödüllü ‘Günah’ filminin prodüktörü Daniel Birman Ripstein, Sundance Film Festivali yöneticilerinden Caroline Libresco, NISIMASA’nın kurucusu Matthieu Darras, Dagur Kari ve Türkiye’nin önemli senarist/yönetmenlerinden Ümi... Devamı

05 02 2010

Ne romantik, ne de komik...

    ALPER TURGUT   “Romantik Komedi”, kendine bir türün adını koyacak kadar güvenen ancak ne romantik ne de komik olmayı beceremeyen bir film. Sevgililer Günü için çekilmiş sabun köpüğü bu seyirlik, yalnızca eğlenceye ve bildiğiniz üzere tüketmeye dair... Sinemaseverlere kesinlikle önermiyoruz.   Romantik Komedi’yi, video klip ve reklam filmleri çeken Ketche yönetti. Film de haliyle upuzun bir klipe benzedi. Ama yalan yok, görüntü yönetmenliği istisnasız barajı aşıyor. Ceren Aslan ve Aslı Zengin’in ortaklaşa yazdıkları senaryo ise, baştan sona klişelerden destek alıyor. Bildik formül dahi filmi kurtarmaya yetmiyor. Tamam, yapım, şaşırtmaktan yoksun ve bir yere kadar da ite kaka ilerliyor, ya sonra? En can alıcı bölümde yani finalde, fena çuvallıyorlar.   Romantik Komedi’nin başrollerini Cemal Hünal, Engin Altan Düzyatan, Gürgen Öz, Sedef Avcı, Sinem Kobal, Burcu Kara ve Begüm Kütük paylaşıyorlar. Senaristler toparlayamıyor, asıl yük oyunculara kalıyor. Hayır, burada da bir problem var. Çünkü oyuncular da bir âlem, kimi üstünkörü de olsa görevini yapıyor, kimi yapmacıklık konusunda resmen birbiriyle yarışıyor.   BEŞ GÜNLÜK İLİŞKİ VE BİR KİTAP   Esra, Didem ve Zeynep... Üç kadın, üçünün de karakterleri farklı... Esra, sessiz sedasız bir tip, Didem, ayran gönüllü, Zeynep ise biraz despot ve evlenmek üzere... Zeynep’in düğünün ardından Esra, yaşamını değiştirme kararı alır, sevgilisini bırakır, işinden de istifa eder. Şans ve aşk meleği, Esra ve Didem’i, reklam ajansı kreatif direktörü Mert ve aktör Cem Sezgin ile karşılaştırır. Sonra bir... Devamı

02 02 2010

82. Oscar ödülleri adayları

    En iyi film "Avatar", "The Blind Side", "District 9", "The Hurt Locker", "Inglourious Basterds", "Precious: Based on the Novel 'Push' By Sapphire", "Up", "A Serious Man", "Up in The Air", "An Education". Erkek oyuncu Jeff Bridges (Crazy Heart), George Clooney (Up in the Air), Colin Firth (A Single Man), Morgan Freeman (Invictus), Jeremy Renner (The Hurt Locker).   Yardımcı erkek oyuncu Matt Damon (Invictus), Woody Harrelson (The Messenger), Christopher Plummer (The Last Station), Stanley Tucci (The Lovely Bones), Christoph Waltz (Inglourious Basterds),   Kadın oyuncu Sandra Bullock (The Blind Side), Helen Mirren (The Last Station), Carey Mulligan (An Education), Gabourey Sidibe (Precious: Based on the Novel 'Push' by Sapphire), Meryl Streep (Julie & Julia), Yardımcı kadın oyuncu Penélope Cruz (Nine), Vera Farmiga (Up in the Air), Maggie Gyllenhaal (Crazy Heart), Anna Kendrick (Up in the Air), Mo'Nique (Precious: Based on the Novel 'Push' by Sapphire)   Yönetmen James Cameron (Avatar), Kathryn Bigelow (The Hurt Locker), Quentin Tarantino (Inglourious Basterds), Lee Daniels (Precious: Based on the Novel 'Push' By Sapphire) ve Jason Reitman (Up in the Air)   Özgün senaryo "The Hurt Locker" (Mark Boal), "Inglourious Basterds" (Quentin Tarantino), "The Messenger" (Alessandro Camon ve Oren Moverman), "A Serious Man" (Joel Coen ve Ethan Coen), "Up" (Bob Peterson, Pete Docter).   Yabancı film "Ajami" (İsrail), "El Secreto de Sus Ojos" (Arjantin), "The Milk of Sorrow" (Peru), "Un Prophete" (Fransa) ve "The White Ribbon" (Almanya)   Animasyon "Coraline", "Fa... Devamı

01 02 2010

Ölene dek sınıfımın yanında yer alacağım

  Nejat İşler ile son filmi “Ejder Kapanı”nı konuşacaktık, bir bakmışız mülkiyet sorununu tartışıyoruz. Sonra spordan konu açıldı, oradan Bodrum’daki yeni evine, İstanbul’daki paylaşım savaşlarına ve onun “sığınılacak limanı” Tezgâh adlı dükkânına uzanmışız. Ardından tiyatro, sinema, TV dizileri... Sohbet öyle koyulaştı ki, daldan dala atlayıp durduk. Ben, sıcak, dost ve kendini sakınmayan Nejat İşler’i sevdim. Aleyhinde onca şey yazılıp çizilirken, birçok insan onu niye seviyor artık şimdi daha iyi anlıyorum.    ALPER TURGUT    Ünlü aktör Nejat İşler, resmen sektörün “kara koyunu” gibi... DİSK’le birlikte en önde yürür haberimiz olmaz ancak hangi barda içtiğini hepimiz biliriz. Oyuncu arkadaşlarının ve elbette kendisinin haklarını savunur, disiplinsiz ilan edilir. O, ne yapsa olaydır. Nejat İşler için Recep Tayyip Erdoğan’ın yeğeni diyenler de var, onu alkolik ve sivri dilli bulanlar da... Hatta hasta bir Fenerbahçeli olduğu halde, onu kızdırmak için başka takımı tuttuğunu yazıp çizenler bile mevcut. O, sekiz saatlik iş günü kabul edilene dek, TV dizilerine noktayı koyduğunu söylüyor. Artık sekiz yıldır ara verdiği tiyatroya geri dönüyor, kendi ifadesiyle “tembel ve kısa süreli işlerin adamı” sinemaya da tam gaz devam edecek.         —Ejder Kapanı’nda, Güneydoğu’daki çatışma ortamının ertesinde ‘Vietnam Sendromu’na yakalanan bir eski askeri değil, bildiğimiz bir pisikopatı canlandırıyorsunuz. ‘Ensar’ karakterini biraz açabilir misiniz?  Ensar, komando olmadan önce adam öldüren ve cezaevinin ardından askere alınan bir adam. Orada (askerde) değişmiş ... Devamı