07 03 2010

Oscar'a dair tahminler

      82. Akademi Ödülleri'nde Oscar favorilerim şunlar;   En iyi film: Avatar   En iyi yönetmen: Kathryn Bigelow (The Hurt Locker)   En iyi uyarlama senaryo: "Up in the Air" (Jason Reitman, Sheldon Turner)   En iyi özgün senaryo: "Inglourious Basterds" (Quentin Tarantino)   En iyi erkek oyuncu: Jeff Bridges (Crazy Heart)   En iyi kadın oyuncu: Sandra Bullock (The Blind Side)   En iyi yardımcı erkek oyuncu: Christoph Waltz (Inglourious Basterds),   En iyi yardımcı kadın oyuncu: Mo'Nique (Precious: Based on the Novel 'Push' by Sapphire)   En iyi yabancı film: "The White Ribbon" (Almanya) - Michael Haneke   En iyi animasyon: "Up" (Pete Docter)   En iyi kurgu: "District 9"   En iyi görsel efekt: "Avatar"   En iyi görüntü yönetmeni: "Avatar" (Mauro Fiore)   En iyi şarkı: The Weary Kind - Ryan Bingham ve Bone Burnett (Crazy Heart)   Bakalım, 14 atıştan kaçını tutturabileceğiz... Sonuç; 14'e 9... Ancak 5'inde de ben haklıyım, Akademi haksız:))) ... Devamı

05 03 2010

Eşrefpaşalılar; cemaat sinemasına doğru

  ALPER TURGUT   “Eşrefpaşalılar”, dine sıkı sıkı sarılırsan hayat çok daha güzel olur gibi bir misyoner söyleme takılan ve bildik Yeşilçam formülünü baz alıp eski tip sinema anlayışıyla kotarılmaya çabalanan kötü ötesi bir film. Akıllara takılan soru ise şu; yeni nesil bir cemaat sineması mı doğuyor?      Rivayet odur ki; Eşrefpaşalılar, Fethullah Gülen’in İzmir’de hocalık yaptığı dönemi anlatıyormuş. Kaldı ki; Gülen’e övgüler düzen siteler, galaya katılan cemaat üyeleri, film gösterime girmeden satılan biletler ve yapıma destek atan sponsorlar, kuşkusuz bu iddiayı doğrular nitelikte. Ancak gizem içinde kalma isteği ve saklanma telaşı, alt bir metinle de olsa, salt amacı ve beyazperdeye taşınan propagandayı açığa çıkarıyor. Üstelik keskin bir göze ve deneyime gerek bile yok.     Eşrefpaşalılar’ın yapımcılığını M.Yusuf Kulaksız üstlendi. Filmin senaryosunu Burak Tarık kaleme aldı, yönetmenlik koltuğuna ise Hüdaverdi Yavuz oturdu. Eşrefpaşalılar’da, raydan çıkan mahalleliye din aracılığıyla yeni kapılar açan imamı, Sinan Taymin Albayrak canlandırıyor (Gülen’den ziyade Bülent Arınç’ın gençliğine daha çok benziyor). Diğer önemli rollerde ise Turgay Tanülkü, Burak Tarık, Hüseyin Soysalan, Sermin Hürmeriç, Deniz Özpınar, Savaş Bayındır, Ali Yaylı, Serkan Öztürk, Ömer Pekin, Sibel Öztürk, Fırat Paşayiğit ve Vural Arısoy var. Film, İzmir Eşrefpaşa’da değil, Kültür Bakanlığı’nın da katkılarıyla İstanbul Balat, Eyüp ve Ayvansaray’da çekildi. Aslında Eşrefpaşalılar, üç yıl boyunca tüm Türkiye’de turneye çıkan ve 400 bi... Devamı

28 02 2010

Kız çocuğuydum, kadın olmaya doğru gidiyorum...

    ALPER TURGUT   Berrak Tüzünataç, tek kelimeyle güzel bir kadın. O, oyunculuğu setlerde öğreniyor ve giderek yükselen bir ivme yakaladığını görmemek ise imkansız. Evet, 2010 resmen Berrak’ın yılı. Hem “Bu Kalp Seni Unutur mu?” adlı TV dizisinde oynuyor, hem de Zeki Demirkubuz’dan Uğur Yücel’e tüm ünlü ve yetenekli yönetmenler, filmleri için Berrak’ı seçiyorlar. “Büyüyorum” diyor Berrak ve ekliyor; “Kız çocuğundan kadın olmaya doğru gidiyorum. Ve artık daha dişi rollere ilgi duyuyor ve yeni yeni şeyler denemek istiyorum.”           —Zeki Demirkubuz’un “Kıskanmak” adlı son filminde, güzel ve bahtsız kadın Mükerrem’i canlandırdınız? Demirkubuz, setteki otoritesiyle bilinir. Zorlandınız mı?   Demirkubuz, mutlak bir otorite... Bunu bilerek ve kabul ederek oynadım. Onun çektiği bir filmde yer almak benim için çok önemliydi. Ve üstelik Kıskanmak, Zeki Demirkubuz’un yedi yıl boyunca hayal ettiği bir projeydi. O, inanmadığı bir kastla asla yola çıkmaz. Çok ciddi bir uğraş verdiğini bildiğim ve hayal ettiğim insanlarla çalışmak, oyunculuğa devam etme kararında yanılmadığımı gösteriyor.   —Örneğin bir sonraki filminiz “Ejder Kapanı”nda da Uğur Yücel ile çalıştınız.   Evet, bu yıl hayli tecrübe kazandım. Kendi adıma bir kariyer başlattım. Yönetmenler konusunda gerçekten şanslıyım. Ve “tercih” yapma lüksüm bulunduğu sürece bu şansın yanımda olduğunu hissedeceğim. Kadın yönetmenlerle ise hiç çalışmadım, çok isterim.   —Uğur Yücel, Türk Sineması için öne... Devamı

26 02 2010

Atatürk’e dair bir ilk film; “Veda”

Atatürk’e dair bir ilk film; “Veda” |  görsel 1

    ALPER TURGUT   Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşam öyküsünden belli başlı enstantaneleri ve onun son saatlerini, çocukluk arkadaşı ve yaveri Salih Bozok üzerinden anlatmayı deneyen “Veda” filmi, konusunu her ne kadar lise müfredatının ötesine taşıyamasa da, tarafsızlığını bir ölçüde korumayı başarıyor. Evet, “Mustafa” belgeseline duyulan tepki, büyük bir ihtimalle Veda’ya duyulmayacak. Bu anlamda gönül rahatlığıyla izleyebilirsiniz.    Zülfü Livaneli’nin yönettiği (üstelik müziklerini yapıp, senaryosunu da yazdı) Veda”nın başrollerini Sinan Tuzcu, Serhat Mustafa Kılıç, Dolunay Soysert, Ezgi Mola, Özge Özpirinççi, Burhan Güven, Fikret Kağan Olcay, Bartunç Akbaba, Ayhan Aktaş, Melahat Abbasova ve Kaya Akkaya üstleniyorlar. Filmin görüntü yönetmeni Peter Steuger... Atatürk’ün çocukluk, ergenlik, gençlik ve yaşlılık dönemlerini dört farklı oyuncu canlandırdı. Veda’da, Atatürk’ün arabası ve vagonu da aralarında bulunduğu 29 araç kullanıldı. Film ekibi, 98 kişiden oluştu ve yapımda 2000 figüran görev aldı.   Atatürk’ün insani yanının yer yer törpülenmesi, onu görece soğuk ve ulaşılmaz kılsa da, Mustafa belgeselinde çizilen aciz ve zavallı portreden daha gerçekçi durduğu kesin. İki saatlik Veda’nın, 30 dakikalık bölümünün kesildiği söyleniyor. O bölüm, gerçekten en can alıcı sahnelerin bulunduğu Selanik’ten İstanbul’a göçü anlatıyormuş. Keşke makasa kurban gitmeseydi. Eminim seyircinin canı sıkılmaz ve 1912 Balkan Göçü dramı, akıllara kızınmış olurdu.  ... Devamı

19 02 2010

Şimşek Hırsızı, Minimoylar ve inadına festival

Şimşek Hırsızı, Minimoylar ve inadına festival |  görsel 1

  ALPER TURGUT   “Percy Jackson & Olimposlular: Şimşek Hırsızı”, çocuklara yönelik çoksatar bir kitap serisinden uyarlanan vasat bir fantastik. Harry Potter’ın yanında esamisi bile okunmaz. Çocuklarınıza tarih bilincini aşılamak ve eski Yunan mitolojisini çarpıtılmış dahi olsa bir şekilde öğrenmelerini istiyorsanız, onları bu filme götürün. Ancak yetişkinler için kesinlikle hafif kaçabilir, uyarmadı demeyin.   “Arthur: Maltazar’ın İntikamı” da çocuklar için... Şaka yaptım, “Minimoylar” adlı minik kahramanlar barındıran bu devam filmi, hiçbirimize göre değil. Çocuklarınız ile aranızın açılmasını istemiyorsanız, zaten unutun derim. Ne intikam ile ilgisi var filmin, ne de herhangi bir şeyle... Ve tam belki de şimdi konuya girilecek derken sona eriyor. Ünlü yönetmen, senarist ve yapımcı Luc Besson’un elinden çıkma bu tuhaf şey, Besson için de yanlış yöne doğru gittiğine dair güçlü bir ikazdır.   “Kurt Adam” (The Wolfman), 69 yıllık kült bir filmi yeniden yapılandırarak beyazperdeye servis eden, son derece sıradan ve durağan bir yapım. Çingene efsanesi, “Geceleri dualarını eden, kalbi temiz bir insan bile kurtboğan otu açtığında, gökte dolunay yükseldiğinde bir kurda dönüşebilir” diyormuş. Ama bu Kurt Adam, bizi bir nebze olsun korkutup koltuklarımıza çivileyebilsin değil mi? Ne gezer. Etkisiz bir film, seyirciyi de tepkisiz bırakır. Benicio Del Toro, Anthony Hopkins, Emily Blunt ve Hugo Weawing gibi yetkin ve etkin oyuncular dahi bu gotik, karanlık ve bildik filmi kurtaramıyorlar. Türün meraklıları dışında kalan sinemaseverlere önermiyoruz.   “Aşk Dersi” (An Education), bence şişirilm... Devamı