11 11 2007

Lanetli Odaya Sakın Girmeyin!

 

ALPER TURGUT

 

1408, hayal ve gerçek arasında sıkışıp kalan yalnız ve hüzünlü bir adamın, korkunç bir odayla yaşadığı savaşı anlatıyor. Psikolojik ve fantastik bir gerilimin orta yerinde, paranormal sayıklamalar ve bitip tükenmek bilmeyen korku dalgaları bize eşlik ediyor. Anlaşılacağı üzere; otel odalarının laneti serisi tam gaz sürüyor.

 

 

İsveçli Yönetmen Mikael Hafström, bol ödüllü Şeytana Karşı (Ondskan) ve Hollywood yıldızlarıyla çektiği Raydan Çıkanlar’ın (Derailed) ardından gerilim ustası Stephen King’ten uyarlanan 1408 ile karşımızda… Filmin senaryosu Matt Greenberg, Larry Karaszewski ve Scott Alexander’a ait. Başroldeki ünlü aktör John Cusack ise her zamanki gibi döktürüyor. Aşkın ve müziğin filmi Sensiz Olmaz ile Altın Küre adaylığı kazanan Cusack, bugüne dek Kimlik, Jüri, John Malkovich Olmak, İnce Kırmızı Hat, Tesadüf ve Con Air gibi birçok sağlam yapımda, oyunculuk yeteneğini sergilemesini bildi. Beyazperdeden ve “aptal kutusu” TV’den aşina olduğumuz Samuel L. Jackson ise kısa ve öz konuşmak gerekirse, 1408’e damgasını vuruyor. Tiyatro kökenli güzel aktris Mary McCormack ile çocuk oyuncu Jasmine Jessica Anthony, 1408’in diğer göze batan isimleri… Şayet fantastik gerilim türünü seviyorsanız, 28 Eylül günü gösterime girecek olan bu vasatın üstündeki filmi kaçırmayın. İster inanın, ister inanmayı; Uğursuz 13 rakamına göndermeler gibi klişeler, hala iş görüyor. Zaten metafizik, insanoğluna hep çekici gelmiştir.

 

 

Evladını yitirmek gibi bir trajedi yaşayan Mike Enslin (Cusack), depresyonu ve üzüntüsüyle baş etmeye çalışan arayış içindeki bir adamdır. Kendini efsanelerin ve doğaüstü olayların gerçeği yansıtmadığını ispatlamaya adamıştır. O, perili olduğu iddia edilen evlerle, ecinni hikâyeleriyle müşteri toplamayı hedefleyen otelleri araştırır. Unutmadan, listesinde mezarlıklar ve şatolarda vardır. Sonra da oturur, bu ürpertici mekânları tüm ayrıntılarıyla (1, 2, 3…Korku notları verir) işlediği kitaplarını kaleme alır. Bu eksantrik eserler, çok satanlar arasında yer bulmayı başarmıştır. Son kitabı "en korkutucu on otel" için kollarını sıvayan Mike, belirlediği otelleri teker teker dolaşmaya başlar. Sahipleri, Mike’ın tüylerinin diken diken olacağını ve korku çığlıkları atarak odalarından kaçacağını düşünürken, o mışıl mışıl uyur. Fos çıkan saçma sapan iddialar ve her türlü uyduruk doğaüstü fenomenler, ona sadece ama sadece bıkkınlık getirir.

 

 

Bir gün yolu (isimsiz bir kartpostal aracılığıyla) New York'taki Dolphin Oteli’ne düşer. Tam 56 kişinin hayatını kaybederek çıkabildiği 1408 numaralı odayı gözüne kestirir. Otel müdürü Gerald Olin (Jackson), lanetli odadan bıkmıştır ve Mike’ı vazgeçirmeye çalışır. Ancak bunu kandırmaca olarak gören kahramanız, otelin reklâm peşinde olduğunu sanır. İkna çabaları sonuçsuz kalır ve alaycı Mike odaya yerleşir. Olağandışı sesler, yer değiştiren eşyalar… Odanın cani ruhu, vakit kaybetmeden harekete geçmiştir. Gizem perdesi aralanınca, Mike’ın bastırılmış bütün korkuları da açığa çıkar. Kanser küçük Katie’yi (Anthony) almıştır. Hatta bu yıkımın yansıması, çok sevdiği eşi Lily’den (McCormack) ayrı düşmek olmuştur. Tanrıya inancını yitiren kahramanımız, Katie’nin hayaletiyle karşılaşınca kaçmak ve onu kurtarmak arasında bocalar. Gerçek ile gerçeküstü birbirine karışmış, dışarıya ulaşan yol kapanmıştır. Anlaşılan odur ki, bu katil odadan çıkış yoktur ve otelin tamamı aslında büyük bir labirenttir. Delirmek üzere olan Mike, odanın korkunç yetenekleri karşısında acizdir. Mesela sakin bir deniz manzarasını konu alan tablo değişir, fırtınalı bir okyanusa dönüşür. Ve o karanlık ve soğuk sular, büyük bir tazyikle tablodan odaya akar. Sonra karşı pencerede birini görür ve ondan yardım ister. Ne yazık ki, yardım istediği kişi, kendisinden başkası değildir. Ardından odanın tarihi canlanır. Mağdurlar şeceresi, Mike’ın umudunu azaltır. Siluet halinde görünen kurbanlar, nasıl öldüklerini ona gösterirler. Bu cehennemi kâbustan kurtulmanın yolu, ölümden mi geçer? Yanıt aramak yerine, o tehlikeyle yüz yüze gelmeyi ve mücadele etmeyi seçer. Laptop’u aracılığıyla Lily’e ulaşır ve ondan yardım ister. Saldırgan, zeki ve birçok karakteri barındıran sevimsiz oda, gerçek midir yoksa Mike’ın beyninde yarattığı kötü, acımasız ve hepimizi inandıran bir oyun mudur?  Cevabı, filmin gerçekten iyi kurgulanmış finalinde… 

 

Cumhuriyet Gazetesi Hafta Sonu Eki'nde Yayımlanmıştır...

106
0
0
Yorum Yaz