alper turgut Hollywood’un küçük sırlarının en kirlisi - ALPER TURGUT'UN SİNEMA YAZILARI... - Blogcu



« Önceki | Sonraki »

19/7/2008

Hollywood’un küçük sırlarının en kirlisi




Türkiye’de de gösterilen Tanrının Vadisinde filminin senaryo yazarı ve yönetmeni Paul Haggis, Amerikan ordusunun maddi desteğini almak için Pentagon’a bir mektup yazmış. Senaryoyu yolladıktan sonra cevap olarak 21 sayfalık bir itiraz listesiyle karşılaşmış. Bush yönetiminin Ortadoğu politikasını sorgulayan Tanrının Vadisinde kuşkusuz Pentagon’un hoşuna gitmedi. Fakat Pentagon’un bu duyguları karşılıksız değil. Vietnam dönemini anlatan filmleri Müfreze ve Doğumgünü Dört Temmuz için ordunun desteğini almayı reddeden yönetmen Oliver Stone da Pentagon’dakileri hiç sevmiyor. Oliver Stone “Kendi bakış açılarını satmak için hepimize fahişe muamelesi yapıyorlar. Savaşın karanlık yüzüyle uğraşmamızı istemiyorlar. Savaş hakkındaki çoğu film askere alım ilanından farksız” diyor. Sonbaharda gösterime girecek Şanslılar isimli film ise ordunun desteğini almayı başardı. Çatışmalarda yaralanan üç askerin yolculuğunu anlatan filmin başrolünde savaş karşıtı Tim Robbins var. Filmin tümü Amerika’da geçiyor, savaşın ardından çıkan sorunlar anlatılıyor. Fakat Irak sözcüğü filmde nedense hiç geçmiyor.

Pentagonun Hollywood operasyonları

 


Filmi için ordunun desteğini almayı reddeden yönetmen Oliver Stone:
Kendi bakış açılarını satmak için hepimize fahişe muamelesi yapıyorlar!

 

GAMZE ERBİL

Pentagonun Amerikan film yapımcıları ile işbirliğiüzerine bir dizi tartışma sürüyor, hatta bu konuda Türkçede de yayımlanmış bir kitap bile bulunuyor.*

Konunun yeniden gündeme girmesine yol açan gelişme ise, yakın dönem vizyona girmesi beklenen Irak ile ilgili savaş filmleri hakkında yapılan değerlendirmeler...

Hollywoodun küçük sırlarının en kirlisi olarak bilinen Pentagonla işbirliğinin kökeni 1927 tarihli ve Oscarlı The Wings (Kanatlar) adlı filme kadar uzanıyor. Ama asıl yoğunlaştığı dönem İkinci Dünya Savaşı sonrası. Vietnam Savaşının ardından Amerikan ordusunun istemediğibiçimde yapılan bir dizi filme karşın, işbirliği devam ediyor. Hollywood Operasyonları kitabının yazarı David Robba göre, Bu işbirliği devam ediyor, çünkü Pentagon Hollywoodun istediği bir şeye -filmler için milyarlarca dolar değerindeki askeri donanımı kullanma imkanı- sahip ve Hollywood da, Pentagonun istediği başka bir şeye -milyonlarca izleyiciye ve potansiyel askerlere ulaşma olanağı- sahip. Pentagon, Hollywooda yardım etme sebepleri hakkında oldukça dürüst. Ordunun kendi rehber kitabına, ABD Ordusunun Eğlence Endüstrisiyle İşbirliği Hakkında El Kitabına göre bu işbirliği, yeni personel alımına ve personelin göreve devam etmesine yardımcı olmalıdır.” Görüldüğü gibi ABD ordusu için hedef, belli ve basit bir halkla ilişkiler faaliyetinin ötesinde kendi varlığının sürekliliğiyle ilgili ve olabildiğince açık (!).

FAHİŞE DEĞİLİZ!

Onlar yaptıkları işin yalnızca bir pazarlık olduğunu düşünüyor ve sansürsuçlamalarını kesin olarak reddediyorlar. Kendilerine yardım için yapılan başvuruları, senaryo ile ilgili önerilerikabul edildiği durumda kabul ediyorlar.

İşbirliğinin diğer tarafındaki yapımcılar ve sinema insanları içinse durum biraz daha karmaşık. Vietnam Savaşı dönemi filmleri Platoon (Müfreze) ve Born on the Fourth of July (Doğumgünü Dört Temmuz) için ordunun desteğini almayı reddeden yönetmen Oliver Stone bu kesimin işbirliği karşıtı unsurlarından birini oluşturuyor ve şöyle diyor: Kendi bakış açılarını satmak için hepimize fahişe muamelesi yapıyorlar. Belirli tipte filmler yapmamızı istiyorlar. Savaşın karanlık yüzüyle uğraşmamızı istemiyorlar. Savaş hakkında gerçeği dile getirmeyen filmlere destek veriyorlar ve savaş hakkındaki gerçeği arayan filmleri desteklemiyorlar. Savaş hakkındaki çoğu film, askere alım ilanlarından farksız.”

Yine işbirliğinin bu tarafında bulunan farklı bir örneği ise, 1997de Disney tarafından gösterime sunulan Armageddon için ordu desteği arayan Philip Nemy oluşturuyor. Disneyin yöneticisi Nemy, Pentagonun irtibat bürosu yöneticisi Phil Struba yazdığı mektubunda şöyle diyor: Öykümüzün kahramanları, ABD ordusu, NASA teknisyenleri ve petrol endüstrisinde çalışan siviller. NASA’nın tam desteğine ve petrol endüstrisinin yoğun ilgisine mazharız. ABD ordusunun da desteğiyle, ABD ordusunun uzmanlığını, önderliğini ve kahramanlığını gözler önüne sererken, Armageddonun 1998 yılının en iyi filmi olacağına kesinlikle inanıyoruz. In the Army Now, filmi için sizinle ve ABD ordusuyla yaptığımız işbirliği son derece tatmin ediciydi. Sizinle bir başka ordu yanlısı filmde çalışmayı dört gözle bekliyoruz.”

Bugün Irak savaşıyla ilgili filmler sözkonusu olduğunda da tartışma benzer şekilde yürüyor. Konuyla ilgili haberler geçtiğimiz hafta ABD medyasında geniş yer tuttu.

Ordunun Wilshire Bulvarındaki bürosunda görev yapan irtibat yetkilisi Yarbay J.Todd Breasseale, hangi filmlere destek verileceğini belirliyor. Yarbaya göre Vietnam Savaşı sonrası çıkarılan dersler önem taşıyor. Bu dönemde film yapımcılarının savaş gazilerini psikolojik olarak sorunlugösteren filmlere -Apocalypse Now (Kıyamet) ve Born on the Fourth of July (Doğumgünü Dört Temmuz) gibi filmler- imza atmış olmasının acı bir tecrübe olduğunu vurgulayan Breasseale, 80’ler ve 90ların başında Vietnam Savaşı gazileri öteki idi. Hollywood kaçık savaş gazileri yaratmıştı diyor. Breasseale, Irak savaşı sözkonusu olduğunda benzer bir acı tecrübeyi engellemek istediklerini belirtiyor. Irak savaşı ile ilgili filmlerin esasen Vietnam Savaşı filmlerinden esinlenerek yapıldığını ve gerçeği yansıtma konusunda sorunları olduğunu savunan Yarbay, Bu adam kaçık, çünkü savaşta basitliğinde bir kavrayışın revaçta olduğunu, oysa ki detayların çok önemli olduğunu söylüyor.

Breasseale, geçen yıl gösterime giren Brian De Palmanın Redacted (Örtülü Gerçek) adlı filmini özellikle eleştiriyor. Film yaşanmış bir olayı anlatıyor: Bir ABD askeri Iraklı bir kıza tecavüz ediyor ve sonra onu ve ailesini öldürüyor. Olayın olduğu sırada Irakta görev yapmakta olan Breasseale, filmin Iraktaki tüm askerlerin suçlu olduğunu ima ettiğini söylüyor ve bunu çok saldırgan bulduğunu ekliyor.

Ordunun desteğini alan ve sonbaharda gösterime girecek The Lucky Ones (Şanslılar) isimli film, çatışmalarda yaralanmış üç askerin New Yorktan Las Vegasa gidişini öykülüyor. Başrolde savaş karşıtı tutumuyla tanınan Tim Robbinsin oynadığı film, orduya göre, askerleri daha rafine bir şekilderesmediyor. Film çekilirken, Robbins (Çavuş Cheever) rolü hakkında Breasseale ile uzun konuşmalar yapmış. Breasseale, Şanslılar için, tanıdık ancak farklı bir hikayeyi anlatmayı başardılar diyor ve filmin detayları yakaladığını belirtiyor.

Film tümüyle Amerikada geçiyor ve savaşın ardından ortaya çıkan sorunlarla uğraşıyor. Buna karşın Irak sözü filmde hiç geçmiyor. Yapımcı Rick Schwartz filmin savaş karşıtı mı yoksa savaş yanlısı mı olduğuna seyircilerin karar vereceğini (!) söylüyor.

Destek başvurusu reddedilen In the Valley of Elah (Tanrının Vadisinde) adlı filmin senaryo yazarı ve yönetmeni Paul Haggis ise, ordunun savaş ya da askerlerle ilgili aslına sadık hikayeler anlatılmasıyla ilgilenmediği sonucuna varmış. “Yaptıkları işle ilgili en iyi kıvırtmayı yapmaya çalışıyorlar. Kuşkusuz, topluma iyi şeyleri yansıtmak istiyorlar. Ama bu onların doğru olduğu anlamına gelmiyor diyor.

Senaryoyu yolladıktan sonra 21 sayfalık bir itiraz listesiyle karşılaşınca, bunun genel bir reddiye olduğunu düşündüklerini belirten Haggis, Onların yardımına ihtiyacımız vardı. Eğer anlamlı bir girdi yapsalardı bunu dikkate alırdım. Ama ben burada ordunun reklamını yapmak için değil, doğru olduğuna inandığım bir filmi yapmak için bulunuyorumşeklinde konuşuyor.

 

(*) Hollywood Operasyonları, David L. Robb, Güncel Yayıncılık

Ordu desteği alarak yapılan filmler:

The Lucky Ones (Şanslılar), yakında

Transformers II, yakında

The Day the Earth Stood Still (Dünyanın Durduğu Gün), (yeni versiyonu), yakında

Major Movie Star (Başrol Oyuncusu), yakında

The Messenger (Haberci), yakında

Iron Man, 2008

I Am Legend (Ben Efsaneyim), 2007

Transformers, 2007

War of the Worlds (Dünyalar Savaşı), 2005

Patton, 1970

The Green Berets (Yeşil Bereliler), 1968

From Here to Eternity (İnsanlar Yaşadıkça), 1953

The Day the Earth Stood Still (Dünyanın Durduğu Gün), 1951

Wings (Kanatlar), 1927

 

Ordu desteği almayan filmler

In the Valley of Elah (Tanrının Vadisinde), 2007 (ordu desteklemeyi reddetti)

Lions for Lambs (Arslanı Kuzulara), 2007 (destek için başvurulmadı)

Redacted (Örtülü Gerçek), 2007 (destek için başvurulmadı)

Rendition (Yargısız İnfaz), 2007 (destek için başvurulmadı)

Stop-Loss, 2008 (destek için başvurulmadı)

Pentagon’a var, CIAya yok

Yalnızca Savunma Bakanlığı değil, CIA, FBI, Dışişleri Bakanlığı, Gizli Servis ve Beyaz Saray da film endüstrisiyle irtibat halinde personel çalıştırıyor.

CIAnin bu faaliyetlere geç başladığı ve irtibat bürosunun 1996da kurulduğu söyleniyor. Kurum hakkındaki olumsuz imajın filmler ve TV şovlarından kaynaklandığı düşüncesiyle böyle bir yola girmiş. CIAnin film yapımcılarıyla irtibatını sağlayan yetkili olan Chase Brandon,Bu fikir, yedinci kattakilerin etrafa bakıp imaj sorunumuz var dediklerinde, James Woolseyden geldi. Filmlerde, kötü adam ya eski CIA ajanı ya da halen CIA ajanı bir düzenbazdır. Her zaman bir ayaklanmayı kışkırtır veya tetikçilik yaparlar. Her zaman hükümet deviren komplocu bir aygıt olarak çirkin bir şekilde temsil edilirler. Filmlerde bizimle veya çalışanlarımızla ilgili göndermeler hep olumsuzdur diyor. Ancak, CIA yetkilileri, elinde film yapımcılarını ikna edecek Pentagon’un sahip olduğuna benzer olanaklar bulunmayışından hayıflanıyor. Brandon, Pentagondaki meslektaşını kastederek Phil Strub gerçekten de altıncı ve yedinci sayfaların tamamen çıkarılmasını istiyorum, yoksa uçak gemimizi kullanamazsınız diyebilir. Biz bunu yapamayız, çünkü tek önerebileceğimiz, eğer isterseniz, çiftliğimizde çekim yapma iznidir diye kısıtlarını (!) anlatıyor.

Cumhuriyet Hafta Sonu - 19 Temmuz 2008

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

Google