09 07 2010

Aksiyon-komediden, erotik-gerilime...

 

 

ALPER TURGUT

 

“Gece ve Gündüz” (Knight and Day), hoşça zaman geçirmek için adeta biçilmiş bir kaftan. Asla hız kesmiyor ve yer yer güldürmeyi de başarıyor. Tam yaz işi bir eğlencelik.

 

Gece ve Gündüz’ü, aksiyon-macera türünde başarılı yapıtlara imza atmış olan ünlü yönetmen James Mangold çekti. Filmin başrollerinde dokuz yıl önce Vanilla Sky’da birlikte rol almış ve belli bir ölçüde kimyaları tutmuş olan Hollywood yıldızları Tom Cruise ve Cameron Diaz var. Gece ve Gündüz’de de kuşkusuz ne yaman bir ikili olduklarını ispatlıyorlar. Filmin yardımcı oyuncuları Peter Sarsgaard, Viola Davis ve Paul Dano da resmen isabetli seçimler, “Top Gun”dan bu yana hareketli filmlerin vazgeçilmezi olan Cruise ile güzeller güzeli melez Diaz’a iyi eşlik ediyorlar.

 

Üstün yetenekli bir gizli ajan ve aşk mağduru bir kadının yolları kesişir. Amaçları, sınırsız güç kaynağını çalıştıracak olan bataryayı korumaktır. Doğal olarak kötü adamlar peşlerine düşer ve onlar maceralarını (batarya da olur), dünyanın çeşitli ülkelerine taşırlar. Peki, ya aşk? Haliyle sevdasız serüven olmaz. Gece ve Gündüz, dublörlerin de büyük katkısıyla aksiyona dair sağlam sahneler içeriyor, kafa dağıtmak için bire bir, bizden söylemesi...

 

ŞÜPHE, SADAKAT VE İHANET

 

 

 

 

 

Birliktelik açısından, sadakat asıl nerede sonlanır ve ihanet nerede başlar? İvmesi bir süredir inişe geçen Atom Egoyan’ın yönettiği “Chloe”, erotik-gerilim hattında ilerleyen ve kuşkudan ihanete çevrilen bir garip sevi öyküsü... Orta yaşlı bir kadın, eşinin sadakatini sorgularken, asıl tuzağa kendisi düşer. Genç ve güzel bir hayat kadınından kocasını test etmesi için yardım isteyen mutsuz eş, beynini kemiren şüphenin kurbanıdır artık ve ihaneti tetikleyen de o olur. Çünkü çekici genç kadın, kocaya değil karısına abayı yakmıştır. Sonra ailenin büyüme çağındaki oğlu da hikâyeye katılır ve ortalık tam anlamıyla karışır.

 

 Yetenekli ve gözü kara aktris Julianne Moore ve usta aktör Liam Neeson ile Amanda Seyfried ve Max Thieriot’un başrolleri sırtladığı Chloe, evlilik kurumunu didikleyen, eşcinsel ilişkiyi de araya katan bir film. Çok iyi kotarılmış bir yapıt beklemek safdillik, türe yeni bir şeyler eklediğini söylemek de abartılı olur. Oyuncuların özverisine diyecek bir şey yok ancak gerçeği dillendirmek gerekirse filmin düş kırıklığı yaşatma ihtimali var. Çünkü duygulara seslenemiyor, acıtmıyor, düşündürtmüyor, yani bildiğiniz teğet geçiyor.

 

SAİDİ NURSİ FİLMİ ÇEKİLİYOR

 

 

 

 

Reklam ve propaganda... Bilindiği üzere doğrudan verilirse etkisi azdır, sinema kanalıyla zerk edildiğinde ise tesiri oldukça güçlüdür. Elbette zihin bulandırır, akıl karıştırır. Yalnızca bireylere değil, topluma da yön vermek için uzun yıllardır kullanılan bu yöntemi, cemaatler de benimsedi. Evet, cemaat sineması hız kesmiyor, şimdiki projenin adı “Hür Adam”... Saidi Nursi’nin hayatını anlatan film, Isparta’da çekilmeye başlandı.

 

 

Hür Adam’ı, “Minyeli Abdullah”ın yapımcısı, 1992 tarihli “Sürgün” filminin yönetmeni Mehmet Tanrısever çekiyor. Senaryo Mehmet Tanrısever, Mehmet Uyar ve Ahmet Çetin’e ait. Saidi Nursi’yi ise oyuncu Mürşit Ağa Bağ canlandıracak. Sekiz hafta sürmesi planlanan çekimler, İstanbul ve Burdur’da sona erecek. Görelim bakalım, hedef salt sinema mı, yoksa Nakşibendî Cemaati’nin propagandası mı olacak?

 

Cumhuriyet Gazetesi

310
0
0
Yorum Yaz