02 04 2010

Akbank Galaları, festivalin assolistidir

 

ALPER TURGUT


 

Akbank Galaları”, kalibresi yüksek ve tonajı ağır filmlere yönelmesi nedeniyle İstanbul Film Festivali’nin tartışmasız en çok ilgi çeken bölümüdür. Pahalı biletleri tükenir, ek seanslar konulmak zorunda kalınır. Bu yıl yine birbirinden güzel ve elbette izlenmeye değer dokuz film, Atlas Sineması’ndaki galalarda boy gösterecek.


 

Belçikalı Jaco van Dormael’in romantik bilimkurgu denemesi “Bay Hiçkimse” (Mr. Nobody), Jered Leto, Sarah Polley ve Diane Kruger’li kadrosuyla fantastik film tutkunlarına sesleniyor. 2092 yılında geçen öykü, 117 yaşındaki Nemo’nun ölüm döşeğinden gençliğine uzanıyor ve yeniden seçim yapabilseydi, neler değişirdi, işte tam olarak bunu anlatıyor.


 

Merly Streep ne büyük bir aktristir, eğer bir kez daha buna tanık olmak istiyorsanız, “Julie & Julia”yı kaçırmazsınız. Filmdeki performansıyla 7. Kez Altın Küre’yi kazanan Streep’e, sade oyunculuğuyla göz kamaştıran Amy Adams eşlik ediyor. Yemek tarifleri, tadında bırakılan duygusallık ve sulu olmayan bir komedi, Nora Ephron’un çektiği Julie & Julia’yı eminim çok seveceksiniz.


 

Gelelim, “Tek Başına Bir Adam”a (A Single Man), reklamcıların iyi filmler çektiğini biliyoruz, peki dünyaca ünlü bir moda tasarımcısından yönetmen olur mu? Tom Ford’un buna yanıtı; “Evet”. Christopher Isherwood’un romanından uyarlanan filmin, başrollerini Colin Firth ve Julianne Moore üstleniyorlar. Gösterildiği festivallerde coşkuyla karşılanan Tek Başına Bir Adam’ın biletleri şimdiden tükendi, bilginiz olsun.


 

Mısır doğumlu Ermeni asıllı Kanadalı yönetmen Atom Egoyan’ın San Sebastian Film Festivali’nin açılış filmi olan “Büyük Hata” (Chloé) ile Akbank Galaları’na konuk oluyor. Dramdan beslenen psikolojik-gerilim formatındaki bu film, olumlu olumsuz pek çok eleştiri aldı. Özellikle türe meraklı olanlara önerilir.


 

Gün Doğmadan” (Before Sunrise) ve “Gün Batmadan” (Before Sunset) ile kalbimize ve ruhumuza seslenen Richard Linklater, son filmi “Ben ve Orson Welles” (Me and Orson Welles) ile çıtayı bir nebze düşürüyor. Orson Welles’in keşfettiği genç bir oyuncunun yetişkinliğe geçişini resmeden film, Robert Kaplow’ın romanından uyarlandı.


 

Sinemanın bağımsız ruhu Jim Jarmusch, Gael Garcia Bernal, Hiam Abbass ve Tilda Swinton’un da katkılarıyla, polisiye-gerilim türünde bir yol filmi çekti. Jarmusch’un öne çıkan filmlerinden biri olmayan Kontrolün Limitleri” (The Limits of Control), orta karar bir seyirlik, belirtelim.


 

Kara mizah sevenler için, ABD’li bağımsız filmler yönetmeni Todd Solondz’un sağlam bir senaryoyla kotardığı “Savaş Sırasında Yaşam”ı (Life During Wartime), şık bir seçenek olarak duruyor. Savaş Sırasında Yaşam, Solondz’un, bir önceki filmi “Mutluluk”un devamı niteliğinde, unutmayın.


 

Kızkardeşim Evleniyor”, “Mürekkep Balığı ve Balina” ve şimdi de “Greenberg”... Yönetmen Noah Baumbach, karısı ünlü aktris Jennifer Jason Leigh ile birlikte kaleme aldığı, huzursuz ve huysuz tipler ve mutsuz aileye dair bu filmi, Hollywood yıldızı Ben Stiller ile sürüklemeye çalışıyor ama nereye kadar?


 

Avusturya doğumlu genç yönetmen Feo Aladağ’ın çektiği toplumsal baskı içerikli “Ayrılık” (Die Fremde), Sibel Kekilli, Settar Tanrıöğen ve Derya Alabora’lı kadrosuyla merak uyandıran bir gala seçeneği...


 

Cumhuriyet Gazetesi'nin festival eki...

0
0
0
Yorum Yaz