alper turgut ABD Ordusu, dünyalıları bitirdi sıra uzaylılarda! - ALPER TURGUT'UN SİNEMA YAZILARI... - Blogcu




« Önceki | Sonraki »

28/6/2009

ABD Ordusu, dünyalıları bitirdi sıra uzaylılarda!




ALPER TURGUT

 

“Transformers: Yenilenlerin İntikamı” (Transformers: Revenge of the Fallen)... Çocukları da (13 artı yaş sınırı da cabası) kucaklayan görsel ağırlıklı bu filmi ‘sakın kaçırmayın’ demek isterdik. Ancak ve ne yazık ki; tüm beklentimiz bir anda suya düşüyor ve safi dünyanın jandarmalığına soyunan ABD ordusunun reklam kampanyasıyla baş başa kalıyoruz. Hem de ne ordu (gövde gösterisinde sınır ne gezer) be birader... Yerküreyi zapturapt altına almak bile kâfi gelmemiş, silahlarını düşman uzaylılara çevirmişler. 

 

İlk filmden (Transformers -2007) 708 milyon dolar hasılat elde edilince devamının çekilmesi de (kısaca Transformers 2 diyelim) haliyle kaçınılmaz oldu. Paranın kokusunu alan DreamWorks ve Paramount Pictures gibi dev stüdyolar hemen kolları sıvadı ve Yenilenlerin İntikamı’na tam 200 milyon dolar (kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez) yatırdı. Çocukların çeyrek asırdır çizgi roman, çizgi film ve oyuncak ihtiyacını gideren Japonya çıkışlı Transformers fenomeni, anlaşılacağı üzere dur durak nedir bilmiyor. Devam filmlerinden üçüncüsünü, üç yıl içinde beyazperdede görmek ise olasılık dâhilinde...

 

“Armageddon”, “Rock”, “Bad Boys”, “The Island” ve “Pearl Harbor”... Hareket ve görsellik neredeyse istisnasız Michael ‘Benjamin’ Bay da oradadır. Zaten filmin prodüksiyon amiri ünlü yönetmen-yapımcı Steven Spielberg’in, proje için Michael Bay’ı seçmesinin başka her hangi bir izah tarzı yok. Rahatlıkla baştan savma diyebileceğimiz senaryo, Roberto Orci, Alex Kurtzman ve Ehren Kruger’e  (üstelik böylesi yerlerde sürünen metin için toplamda 8 milyon dolar almışlar) ait. Filmin kilit rollerinde ise; Shia LaBeouf (yeniyetme yıldız), Megan Fox (hayranlarının sayısı giderek çoğalıyor), Josh Duhamel, Tyrese Gibson, John Turturro (kendisini pek severiz), Matthew Marsden ve Ramon Rodriguez var.

 

Hatırlarsanız “Transformers” hayranları, çok sevgili metal kahramanlarının (uzaylı robot-araç), bir oldubittiyle geri plana itilip etten kemikten insanların kurtarıcılığa soyunması nedeniyle ilk filme büyük bir tepki göstermişlerdi. Yenilenlerin İntikamı, Transformers fanlarının öfkesini kesinlikle daha da çoğaltacak, demedi demeyin. Transformers 2’de hem robotların hem de görsel efektlerin sayısı artmış. Egzotik Mısır piramitleri, Cybertron gezegeninden gelme çeşit çeşit robotlar (iyi huylulara ‘Autobots’, kötü karakterlilere de ‘Deceptions’ adı veriliyor) ve dinmeyen aksiyon uğruna bu filme gidilebilir. Ancak dikkat edin; ABD ordusunun yenilmezliğine dair propaganda bir süre sonra bayıyor, asap bozucu ve zorlayıcı espriler ise resmen havada uçuşuyor. Ve son söz; eskiden tek düşman SSCB idi (eski çamlar bardak oldu), Amerikan yönetimi ve Hollywood’un biricik takıntısı artık Çin...

 

UZAYLI DEDİĞİN DOST DA OLUR, DÜŞMAN DA...

 

Şimdi bundan yaklaşık 19 bin yıl önce insan atalarımız ve metalden uzaylılarımız ilk kez karşı karşıya gelirler. Hatta güneşimizi yok edebilecek güçteki devasa mekanizmayı Giza piramitlerine saklarlar. Günümüze dönelim. East Coast Üniversitesi’nin astronomi bölümünü kazanan “Autobot” dostu Sam Witwicky (geçen sefer liseliydi, büyüyüp serpildi tabii çocuk), güzel sevgilisi Mikaela Banes’i ardında bırakmanın hüznünü yaşamaktadır. Ama ayrılık acısına katlanma fırsatları dahi olmaz. Çünkü baş belası Deceptionlar, güzel bir kadın kılığında gezinen “Alice” adlı üyelerini, dünyanın sonunu getirecek şifreyi beyninde gizleyen zavallı Sam’ın peşine takmışlardır. Gönüllü koruyucu Bumblebee (1976 model bir Chevy Camaro) de tehditleri savuşturma noktasında delikanlının en büyük yardımcısıdır. Autobotlar’ın karizmatik lideri Optimus Prime (18 tekerlekli tır) ve adamları -sadık Ironhide, iyi robotların sağlıkçısı Ratchet, dişi kişilikli robot Arcee (üç ayrı motosiklete dönüşür), ikiz robotlar Mudflap ve Skids- ise silme kötü Deceptionlar’ın önderi Lord Megatron’un ölmesinin ardından Amerikan Ordusu hesabına çalışmaya başlamışlardır. Ancak kötüler kolay ölmez. Yaşamsal öneme haiz ‘Energon Küpü’ aracılığıyla Deceptionlar, efendileri Megatron’u okyanusun dibinden geri getirirler. Çok geçmeden Lağvedilen Sektör 7’nin (uzaylıları araştırma birimi de denilebilir) hafif deli ajanı Reggie Simmons da maceraya katılır. Safların belirlenmesinin ardından sıra kaçınılmaz savaştadır.

 

BİR KADININ SEKS GÜNLÜĞÜ

 

“Bir Kadının Seks Günlüğü” (Diario de una Ninfomana / Diary of a Sex Addict), cinselliğe aşırı düşkün bir kadının (Belen Fabra canlandırıyor) bitmek tükenmek bilmeyen hezeyanlarını dillendiren ve silme cüretkâr sahnelerle dolu ikinci sınıf erotik bir seyirlik.

 

“'Yatmadan Önce 100 Fırça Darbesi”' adlı romandan uyarlanan “'Melissa P.” ile genç bir kadının cinsellik ve fantezi dünyasının kapıları aralanmıştı. “Doyumsuzluk: Fransız Bir Kızın İspanya’daki Seks Maceraları” adlı kitaptan devşirme “Bir Kadının Seks Günlüğü” ise orta yaş bunalımındaki bir hanımın seks bağımlılığı (nemfoman) konusundaki itiraflarını resmediyor. Kendi hayatlarından esinlenen ve günlük tutan iki yazar; Melissa P. Panarello ve Valérie Tasso... Yok aslında birbirlerinden farkları... Beş dil bilen, ekonomi mezunu ve seksoloji doktorası öğrencisi Tasso, kendini çapkın, hafif meşrep ve özgürlükçü olarak tanımlıyormuş. Meraktan altı ay kadar fahişelik de yapmış. İki filmin bir başka ortak noktası ise sinemanın büyük ustası Charlie Chaplin'in kızı Geraldine Chaplin (65)... Her iki yapımda da oynayan yetenekli aktris Geraldine Chaplin’e haddimi aşarak, “Seni, anlamsız ve sıradan erotik filmlerde görmek istemiyorum” diyorum. Özetle; Katalan yönetmen Christian Molina’nın çektiği doyumsuzluğa dair bu filmi, hiç düşünmeden ve asla acımadan vasat sınıfına sokuyoruz.

 

Cumhuriyet Hafta Sonu – 27 Haziran 2009

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

POQbum .com Graphics
POQbum .com Graphics
Google
Sinema film fragman
ve muhabbet yeri!







küresel ısınma